-
TADİLAT
İçimde, sol yanıma doğru Bitmek bilmeyen bir tadilat Duvarlar ördüm önce, seni dışarda tutsunlar diye Dayanamayınca hasrete kapılar açtım Geçmeyeceğini bile bile Gelirsin diye korkup asma kilitler taktım Gelirsin umuduyla şiirden anahtarı üstünde bıraktım Pencereler Uzaktan da olsa seni göstersinler Kalın, koyu perdeler Beni gece gibi örtseler Yollar açtım bana gelmeni umarak Hiç işaret koymadım izimi bulmandan korkarak Bir fırça alıp özlemini renkten renge boyadım Sonunda yine yokluğunun karanlığına sığındım İçimde bir tadilat, sol yanıma doğru Bir türlü bitmek bilmiyordu Usta da zaman da yoruldu.
-
HİÇ
Gittin Yokluğunla varlığımı ele geçirdin Şimdi yokluğundan ibaretim Ne varım Ne hiçim Hem varım Hem hiçim.
-
Herkes öldürür mü sevdiğini?
Herkes öldürmez sevdiğini. Başka türlü bir sevmek mümkün. Geleceği vaatlere tutsak etmeden, kıymeti kendinden menkul büyük sözler vermeden, ”sonuna kadar” ve ”sonsuza kadar”lardan azade, beklentiler ve mecburiyetlerle toz tutmamış, bu anın içinde ve fakat sonsuz bir sevmek mümkün. Sonsuza kadar olup olmadığından emin olmadan, yanında ve seninle olduğum her bir anın içinde sonsuz bir sevmek mümkün. ”Yarın”ın kapılarının her ihtimale açık olduğunu bilerek, tüm ihtimallerde kimi zaman canımızı yakmak pahasına gerçeği söyleyerek, konuşarak, duyarak, anlamaya çalışarak, anlaşamadığımızda birbirimizde sadece bizim görebildiklerimize tutunarak, bazen acıtmayı ve acı çekmeyi göze alarak… Bazen şiirlerle, çiçeklerle ayaklarını yerden keserek ya da daha makbulü ayakları yere basarak, sadece bekleyerek, herkes konuşurken susarak, sorgulamadan sorarak, cevaplardan…
-
YANINDA
Seninleyim En çok seninleyken 'Ben'im Yanında en pervasız halimle kendimim Sen bir deniz Ben bir ada En dolaysız halimle 'Ben'im yanında.
-
POSTA KUTUSU
Bir posta kutusu Ellerimle yazdığım mektuplarla dolu Yerlerine varmasınlar diye Zarfların üzerinde adres yoktu
-
ODA
Taşınıyorsunuz Hem de farkına bile varmadan Sessizce, usulca taşıyorum sizi Profesyonel bir nakliye şirketi gibi Siz hiçbir şeye dokunmadan Bir odaya bir odadan Odalarım var kalbimde Dörtten fazla herkesin bildiğinin aksine Ruhumu açtığım, önü kapanmayan sıcacık bir odadan Taşınıyorsunuz Neye uğradığınızı anlamadan Neden sonra sesimdeki iklim değişince Nasıl uzağa düştüm diyorsunuz böyle Hiç de yerimi yadırgamadan Odalarım var kalbimde Yakınlığa, içtenliğe kıyısı olan Anahtarını vermiştim size Değerini bilseydiniz keşke Kaybolmadan...
-
Bütün Pencerelerde Bekleyen Benim
Bütün pencerelerde bekleyen benim, Ve O çalmayan bütün telefonlarda Aylardır konuşan da. Kabul. Bir kez yolda karşılaşalım Onunla da avunacağım. Adımı sesince duymaktan vazgeçtim, Sesini duysam, susacağım. Yel esiyor ama Değirmen dönmüyor. Kuraklık bu. Adın ekmeğe dönüşmüyor... Turgut UYAR
-
DÜĞÜM
Trafik her yönde sıkışık. Yürüsem şimdiye evdeydim. Haftalardır her cuma aynı terane. Eve yaklaştıkça sabırsızlanıyorum. Aklımda hep arabayı uygun bir yere park edip geri kalan yolu yürümek var. Fakat bir yandan arabanın beni saran sıcaklığına, usul usul içime akan müziğe de tav oluyorum. Tam şarkının elinden tutup bir hayâle yürüyecekken köşedeki sokak çiçekçisine takılıp kalıyorum. Söylemiş miydim daha önce, papatyaları seviyorum ben. Belki sevdiğim ilk adam beni bir zamanlar onlara benzettiğinden. Yüzünü saçlarıma gömer “deniz kokuyorsun” da derdi bazen. Daha güzelini söyleyen olmadı zaten. Ne garip, gerçekten sevildiğimize inandığımızda bizi seven insanın gözlerinden görüyoruz kendimizi. Bize yazılmamış rollere giriyor, üstümüze biçilmemiş kaftanlara bürünüveriyoruz. Yeter ki aşkla söylensin inanılası yalanlar. Ben…
-
ANLATACAKLARIM VAR
Anlatacak çok şey var sana Deniz kenarında bir meyhane masasında Ayaklarımız kumda Önce İncesaz dinleyelim biraz Sonra benim anlatacaklarım var sana Senden öncesini ve senden sonraki sensizliğimi Sitemsiz, sabırlı bir umut ikliminde kaç mevsim geçirdiğimi Ve onca mevsimin bütün ‘yaz’larını sana ertelediğimi Okunmamış şiirler yazdığımı Ve yazılmamış mektuplar ezberlediğimi Bir Eylül akşamında Beyaz, tahta bir meyhane masasında Duru bir su gibi özlemeyi Ve beklemeyi anlatacağım sana.
-
ÖYLE BİR AKŞAM
Öyle akşamlar vardır hani Uzun zamandır okumak istediğin kitabı sahilde bitirmiş Batmakta olan güneşe doğru yüzmüşsündür Denize elbette doyamamış Sevgiliden ayrılır gibi sabah buluşmak üzere vedalaşmışsındır Geç kalınmış bir akşam sofrasına telaşsız oturmuş Rakıları keyfince sen doldurmuşsundur Öyle akşamlar vardır hani Sesler, gülüşler beste olmuş Müziğin yokluğunu unutmuşsundur Her yudumda kadehini 'sağlığa' kaldırmış Koskoca 'yaz'ı bir akşamda yaşamışsındır Öyle akşamlar vardır hani Rakı daha soğuktur, mezeler daha lezzetli Masada birbirini çok sevenler buluşur Kimse hiçbir şeyi içinde tutmaz Kimse kimseye darılmaz Ve herkes aynı anda mutludur İşte öyle bir akşam...






















