DENEME

Büyülü Bahçe

Çok beklediğim, çok sevdiğim bir bebeğin ilklerini kaçıracakmışım gibi bir hüzünle vedalaştım hepsiyle… Laleler, arap sümbülleri, manolyalar, şeftali ağaçlarının tomurcuklu dalları, tutkulu bir sevgilinin kızıl öpücükleri gibi aralarına aldıkları kırmızı lalelerle caka satan papatyalar, süs erikleri…

Yenidoğanın cennet kokusunu içime çekip ilk gülüşünden, ilk hecesinden, ilk adımından mahrum bırakılmış gibi boynum bükük vedalaştım. Sesleri, kokuları, ışığı, ışığın renklerle oynayışını, bir rengin asla tek bir renkten ibaret olmadığı anları, doğanın ton sür ton yeşil giysisini, rengarenk minik mücevherlerle süslenişini, küçücük göletin üzerindeki minyatür iskeleyi, gölette yıkanan martıların mutluluğunu, çocuğun doğayla buluşmasındaki neşeyi, bu büyülü anlarla bezeli bahçeyi hep hatırlamak üzere sakladım. İlk hecesini kaçırsak da ilk kelimesinde yanında olmanın, ilk adımını kaçırsak da bize dogru koşuşunu izlemenin umudu ve heyecanıyla vedalaştım.

Kısa bir ara. Şimdi sevecek yeni şeyler bulma zamanı. Çünkü hayat büyülü anlarla bezeli bir bahçe değilse, ne…