DENEME

YENİDEN

"Biz kırıldık daha da kırılırız 
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü 
Hırsız da bilmiyor çaldığını" diyor Yarımada'da Cemal Süreya. 

Daha ziyade kırıldım sanıyorum ama yeri geldi hırsız da oldum ve kimbilir belki katil de. Fakat bilmeyen olmadım hiç. Çaldığımı da öldürdüğümü de bildim. Bilerek yapmadım ama yaptıktan sonra fark ettim. Acısını çektim, pişmanlığını yaşadım, gözyaşını döktüm. Muhattabından özrünü, Yaradan'dan affını diledim. Pişmanlığım bir yaraya merhem oldu mu bilmem ama olsun istedim. 

Ne yaşarsak, ne kadar güzel yaşarsak yaşayalım perde kapanmadan önceki son sahne ile mühürlenir tüm oyun. Sahici bir farkındalık, samimi bir özür, içten bir pişmanlık oyunun devamına yeterli olamasa da senaryoyu zihnimizde geriye dönük tekrar kurgulamaya, anıları nizami, insanları güzel hatırlamaya vesile olur. 

Hataları ve hatıraları temize çekmek yerine müsveddeye çevirenlerle bir derdim var. Bilmeyenle, fark etmeyenle, "yaptım oldu" diyenle, gönül gözü kapalı olanla, kendine müslümanla, gizli manipulatifle, her yaptığını meşru kılmaya ehil olanla ve bir de vefasızla bir derdim var. 

Olsun.  Şiir de o kadarla kalmıyor zira, devam ediyor Cemal Süreya:

Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki.

Yeniden o halde, şiirimiz, aşkımız yeniden...