Doyamadığım Şiirler
-
Aşk Bitti
Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Uzun bir hastalık gibi Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi Bitti. Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim Belki bir yağmur yağar akşama doğru Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım Aşk da bitti diyordu ya bir şair Aşk bitti işte tam da öyle AHMET TELLİ
-
KUM GÜZELİ
En elde edilmemiş şiirdin sen. Kuşluk vakti yazılanlardan… Bıkkın bir rahibin, bir sabah, yorgun bir vezirin akşamın alacakaranlığında muhtemelen yazacağı… Masadan doymadan kalkmış gibi okunmalı… güzelsin… Uzaktan zor seçilebilir bir harf… Hayır hayır! Şimdi anlıyorum… Gizli bir rakam, Kabala’dan… kumun üzerine çizilen… Çöldeyiz ve başka bir yerde değiliz… ama güzelsin… Dansederken göğüsleri sallanan kadınlardan, karadelikleri saatlerce uçuşup duranlardan, sessiz sitemleri kargaşada bile belli olanlardan tırsma öyle kolay kolay… Öyleyse bu bir nasihat… çünkü güzelsin… Onlar bitecekler: Çizgi roman gibi kolayca, tatile çıkarken boşanan yağmur gibi apansız, menemen pişirmek gibi aceleyle… hâlâ güzelsin… İskemle hasır ve ayaklarında yatay, ayaklarını dizlerini böğrüne çekmeye razı olarak basabileceğin yatay tahta çubuklar… Rahatına düşkün keyiften…
-
Ruth
dur ruth,aşkın karanlık yüzünde dur, öylece.hep.böyle dursun aşk her zaman hayatında.karanlık yüzünde dur aşkın,sus. tamamı buydu, de.bütün yavanlığıyla süren insanlarınkuytularında kal. orda kal.unut ruth,unut senben sürdürürüm kalan kısmını, hattın bu ucunukervanlar ve sahraylakendime de sana da ağlarım.sen sus ruth, sen konuşma,sen yavan hayata katılorda sürdür mutsuzluğunu.sahra nasılsa geçeceğin yer değil.ah, ruth, hâlâ sevgili ruth,ortalıkta dönen yalanlarını hissettim, hep.isteseydim kolayca ortaya çıkardı.istemedim. senin kendinden kaçırdığın şeyleriben nasıl ortaya koyardım!sen kendini kandırıyordun,seyircin oldumyalanlarını oynayışını seyrettim.son âna dek.kendini ikna ettiysen beni de ikna etistedim.ruth, mutsuz meleğim.sen inandırmakla, inandırmamak arasındakio siyah noktada durdun.bunun adı işte: zulümdü.bu zulümde sen beni bütün uçlarımdan çarmıha gerdin.ben bütün uçlarımı kanatarak kopardım kendimi ordan.tekrar tekrar,tekrar tekrar kanattım ruth,senin istediğinden…
-
YARIMADA
Zaman mı? Değil zamanAkan zaman değil mesafelerdirGüneşin çekici yukardaSuyun bıçağı aşağıdaKrom alçakgönüllü, bakır utangaçAğaç: bir damla iki kıvılcım arasındaRüzgâr bilmiyor nerden eseceğiniSınırlar kesik,Yerleşme yerlerinde balkıma Biz kırıldık daha da kırılırızAma katil de bilmiyor öldürdüğünüHırsız da bilmiyor çaldığınıBiz yeni bir hayatın acemileriyizBütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyorŞiirimiz, aşkımız yeniden,Son kötü günleri yaşıyoruz belkiİlk güzel günleri de yaşarız belkiKekre bir şey var bu havadaGeçmişle gelecek arasındaAcıyla sevinç arasındaÖfkeyle bağış arasında Biz kırıldık daha da kırılırızDoğudan batıya bütün dünyadaAma kardeşin kardeşe vurduğu hançerİki ciğer arasında bağlantı kurarBüyür, bir gün, zenginleşir oradaÇünkü Ali’yi dirilten iksir de saklıHasan’a sunulmuş ağuda,Granitin de olur bir okyanus diriliği,Nehirler daha uysal akar,Bir çiçek nasıl açıyorsa kendiliğindenBir kuş nasıl uçuyorsaÖyle sever, çalışır…
-
Sonra İşte Yaşlandım
susup bekleyerek yaşlanıyorduşeylerin uğultusu arasındaiçi ağırlaştıkça rüzgara çıkıyorsiliyordu kendini durma ağrıya ağrıya nara dönüştüğündeaçtılar içinden sözler çıktıkem sözler, kırıcı davranışların izlerialdanma gölgesi, ondurmayan bağışlama“gitmeliyim” çıktı, “dönmemek üzre bir daha”“artık herkesin yüzünebütün düşündüklerimi”“yalnız olmalıyım” çıktı.derinlerde sır tutmuşbir eski sevda. Gülten AKIN
-
Bir daha bana benzeme angel
yağmura çok teşekkür ederimbu gece yalnızca cesedime yağdı bana bir şey olursa diye korktumseni birkaç saniye düşünürsem;düşünürken üşürsem diye korktumoturup siyah portakallar yedimoturup korkunç kitaplar okudumiçimde bir sıkıntı gibi cinayetiçimde bir sığıntı gibi telaşiçimde felaket gibi bir merakhislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünümşimdi çocukluğumun uzağına da düştümdaha da düşersem diye korktumseni birkaç saniye düşünürsem;ay kıvrılırsa diyekan kıvranırsa diyecan sıçrarsa ölürken bir yerlere,daha da ölürsem diye korktumseni birkaç saniye düşünürsem;sessem, sersem bir heceysem eğerseni bir kelime edersem diye korktumseni kötü bir cümlede kullanırsamadını söylerken takılırsam, yalnış telaffuz edersemböyle bir günah işlersemtanrı affeder diye korktum yağmura çok teşekkür ederimbu gece yalnızca bu şiire yağdı sağol aşkımsağol kırık kolum, kesik bileğim, kırık yüzüm,kesik…
-
Bütün Pencerelerde Bekleyen Benim
Bütün pencerelerde bekleyen benim, Ve O çalmayan bütün telefonlarda Aylardır konuşan da. Kabul. Bir kez yolda karşılaşalım Onunla da avunacağım. Adımı sesince duymaktan vazgeçtim, Sesini duysam, susacağım. Yel esiyor ama Değirmen dönmüyor. Kuraklık bu. Adın ekmeğe dönüşmüyor... Turgut UYAR
-
Kanadı Kırık Bir Akşam
Gün bitti lambayı hazırla;Işık kalmadı girecek odamızaÇek perdeleri sevdiceğim;Kanadı kırık bir akşamZonkluyor durmadan dışarda. Sen bugünden yarınaBirazcık umut sakla Yarın farklıdır bugünden,Adı değişir hiç olmazsa,Kara bir suyuGeçiyoruz şimdilerdeBasarak yosunlu taşlara. Sen bugünden yarınaBirazcık umut sakla Gün bitti sevdiceğim;Geriye kalan posa.Bu serin güz akşamındaGeç otur karşıma sessizce,Devam et ördüğün hırkaya. Metin Altıok
-
Gecenin Kapıları
Bütün kapılar kapandı, dışardayım Birden karşıma çıkmayın korkuyorum Uykusuzum fena halde, sokaktayım Karanlık bastırdı mı bozuluyorum Fena bir yerimden koptuğum doğru Kendimden çok fazla yaşamaktayım Nereye bağlanacak bu işin sonu Aslında ben kimi meraktayım Bütün kapılar kapandı. Sokaktayım... Attila İlhan
-
DAVET
Seni ben bekliyorum, göğsüm açık, bağrım açık;Hançer ol, göğsüme saplan; ecel ol karşıma çık! Çalmamış bir gece mademki felekten gönlüm,Gelecek bari elinden gelsin dilerim ölüm.Toprağın rengi kanımdan kızarırken, yer yer,Uzanıp, sapsarı, son busemi koymazsam eğerO benim kalbimi göğsümden ayırmış çeliğe,Gezsin ismim yedi kat gökte bugün kahpe diye.Beni kahretmeden alemde o bigane duruşBana sal yalvarırım pençeni, ey yırtıcı kuş! İşte ben bekliyorum, göğsüm açık, bağrım açık;Hançer ol, göğsüme saplan, ecel ol karşıma çık. Faruk Nafiz Çamlıbel