• ŞİİR

    VAAT

    Sana durabilmeyi vadediyorum Zamanı durdurabilmeyi Akrebin iğnesine teslim olmuş yelkovan kuşunu Bitmeyen kovalamacanın son buluşunu Vazgeçebilmeyi vadediyorum Kendi kıyametini seçebilmeyi Ateşlendiği silaha geri dönen kurşunu Kurşunun açmadığı yaraya en usul dokunuşu Sonsuzca yaşamayı vadediyorum Ve yaşadıkça günahları Günahkarların suçunu unutuşunu Ve hayatın aşkla affoluşunu. NOT: Tetkik Dergi Haziran 2022 sayısında yayınlanmıştır.

  • DENEME

    TANRI, SEVGİ ve ÖLÜM-SÜZLÜK

    Üniversite öğrencisi felsefe hocasına Tanrı ile bizzat karşılaşma ihtimali olup olmadığını soruyor. Soru muhatabında karşılık bulamayınca kendini daha iyi ifade edebilmek için Martin Buber'den alıntı yapıyor; ''Tanrı, birbiri ile samimi ve insani iletişim kuran iki insan arasındaki elektrik akımıdır.'' Sinner'ı izlerken bu sahneden çok etkilenmiştim. Aklımdaki, kalbimdeki Tanrı bu tanımdan ibaret olmasa da iki insan arasındaki gerçek sevgi bağının tanrısal olduğuna dair tereddütüm yok. Birbirini olanca haliyle görmüş, hissetmiş, görüp hissettiklerini bütünüyle sevmiş, taktiksiz, stratejisiz bağ kurabilmiş, birbirine yeri geldiğinde sığınak yeri geldiğinde lunapark olabilmiş ruhlar arasında kutsal bir bağ olduğuna ve bu bağı ölümün dahi koparamadığına tüm kalbimle inanıyorum. İnanıyorum ki bir kere olsun Tanrı ile bizzat karşılaştıysan ölmezsin.…

    TANRI, SEVGİ ve ÖLÜM-SÜZLÜK için yorumlar kapalı
  • ÖYKÜ

    KARAR

    Bu akşam artık kararımı bildirmem gerekiyor. İki, üç gün düşünme zamanı vermişlerdi. Neredeyse bir hafta oldu. Bu akşamki suareye gelirlerse orada konuşurum. “Beklenen Şarkı” filmi ilk kez gösterilecek bu akşam, radyoda dinlemeye doyamadığım Zeki Müren’in ilk filmi, üstelik şarkıyı da kendisi bestelemiş. Tahmin ediyorum ki kaçırmak istemez, gelirler. Gerçi ayaküstü böyle önemli bir konuyu konuşmak uygun düşmez herhalde. Suareye gelseler de gelmeseler de her gece kahveye uğruyorlar. Orada oturup adamakıllı konuşmakta fayda var. Bir karar verdim vermesine de dilim söylemeye varmıyor. Ondan bu kadar uzadı bu iş. Beyleri bir hafta önce ilk kez gördüğümde yazlık sinemada bilet kesiyordum. Malum küçük yer, herkes birbirini tanır burada, yeni yüzler hemen fark edilir.…

  • DENEME

    Yazı beklerken…

    2. cemre düştü bugün. Olacakları bilsem de içim kıpır kıpır yine. Birbirimize mart bileklikleri hediye edeceğiz önce. Dileklerle, dualarla takılan ince, kırmızı beyaz ipler kollarımızı süsleyecek. Gözümüz yükseklerde olacak bir süre. Hayatlarını baharın peşinde, göç yollarında geçiren ince, beyaz kuşları kendi gökyüzümüzde süzülürken görünce bileklerden çözülen marteniçkalar çiçekli bir ağacın dalına bağlanırken gözler kapanacak, dilekler ve dualar tekrarlanacak. Bu sene önce ve en çok barış ve sağlık dilenecek. Sonra o “büyülü bahçe” uyanacak. Geçen yıl çok beklediğim, çok sevdiğim bir bebeğin ilklerini kaçıracakmış gibi bir hüzünle vedalaştığım, yarım kalanı tamamlamak için gün saydığım lale bahçesine kavuşacağım. Bu sırada evin önündeki çınar ağacının kuru dalları yeşermeye başlayacak. Camın önüne bırakılan ekmek…

  • Doyamadığım Şiirler

    Sonra İşte Yaşlandım

    susup bekleyerek yaşlanıyorduşeylerin uğultusu arasındaiçi ağırlaştıkça rüzgara çıkıyorsiliyordu kendini durma ağrıya ağrıya nara dönüştüğündeaçtılar içinden sözler çıktıkem sözler, kırıcı davranışların izlerialdanma gölgesi, ondurmayan bağışlama“gitmeliyim” çıktı, “dönmemek üzre bir daha”“artık herkesin yüzünebütün düşündüklerimi”“yalnız olmalıyım” çıktı.derinlerde sır tutmuşbir eski sevda. Gülten AKIN

  • ŞİİR

    BUYRUK

    İlahi bir karar gibi Tanrının seni gönderişi İlk emir; ''Sev'' deyişi Ve fakat sevmeden önce dokundum Tanrının sözlerini tenine Parmak uçlarımla dokudum Bu aşkın yazısı Kadim bir dil gibi Sağdan sola yazıldı Ve fakat yazılmadan önce okundu Koynunun yamacında indirildi Tanrının kaçınılmaz buyruğu O halde söyle Yasak mısın, kutsal mı?..

  • DENEME

    Bir pazar günü

    Istiklal’den Galata’ya doğru yürürken bunu niye yıllardır yapmadığımı düşündüm. Kalabalığın içinde kimseye aldırış etmeden durdum, Galata kulesini izledim, fotoğrafını da çekmeden tüm dikkatimi ona vererek sadece izledim. Galata köprüsüne inen yokuşu yürürken içimden “şimdi oldu” dedim. Bir hafta önce Moda sokaklarında avare dolaşırken de bu his gelmişti; “evet, oluyor”. Istanbul ve ben ilk kez bu kadar yakınız, ilk defa niyetimden emin, ilk defa onu keşfetmeme ve olduğu haliyle kendini bana teslim etmeye hazır… Merakımı ve hevesimi ilk defa özgür bırakmışım ben de, yorgunluklara, tereddütlere pabuç bırakmamış, sokaklarında kaybolmaktan korkmamışım. Bir yandan neden bu kadar beklediğimi düşünürken bir yandan da “iyi ki şimdi” diyorum bana eşlik edenlere baktıkça. Cezayir sokağa inerken…

  • ŞİİR

    YENİ

    İkimizin yeni nüshalarını yazıyorum Gerçeğe sadık kalmadan Öyleyse bu tek kişilik bir hikaye Temize çekerken özgürüm İşime nasıl, içimden nasıl gelirse Seni böyle anmak istemem o zaman Kimin üzerine düştüğünü önemsemeyen kara bir gölge Ya da tetiği çekili soğuk bir silah ensemde Filizlenmiş bir aşkı köklendirmekten korkmayan Cesur bir adamsın benim hikayemde

  • ŞİİR

    TÖREN

    bugün yası evvelce tutulmuş bir ölüyü geceye gömdüm üzerini toprak yerine içime düşen "sus"la örttüm dua etmek lazımdı avuçlarım gökyüzüne bakarken sessizce fakat ağız dolusu sövdüm üzerimde gözler, ağlamamı bekleyenler karanlığa sığınıp inceden güldüm bilmiyorlar seni ben öldürdüm seni ben öldürdüm.

  • ŞİİR

    KALAN

    Benden sana ne kalır Biraz merak belki Kursakta kalmış bir heves Kısa cümleler Sevişmelerine düşmüş bir gölge Bir sır kalır mutlaka Loş bir oda Usulca kilitlenen bir kapı Bir kadının aralık dudakları Belki beni hatırlatır Tutuk, mahcup bir şarkı bir süre diline dolanır Belki benden sana Aşık bir kadın kalır Unutma; Yarım kalan her şey sonsuzluğa uzanır. https://tetkikdergi.com/kalan/