Haydi gel.
Gidelim...
Boğaz bizi bekliyordur şimdi
Masamızı ayırttım çoktan, deniz kenarından
Günün en güzel saatlerini kaçırmadan gidelim
Gün batmadan birer duble içelim
Ben yüzümü Arnavutköy'e dönerim
Sen güzelim köprüyü izlersin
Bilirsin ben balıkçı teknelerini köprüden çok severim.
Karşı kıyıyla aramızda balıkçı teknelerinin kayıtsız mütevaziliği
Başıboş süzülen martıların çığlıkları
Ve deniz...
Deniz mavi, deniz gri ve lacivert deniz
Gökyüzü tenha, gökyüzü açık
Bulutları kadehlere sığdırmışız
Masada kavun, peynir
Gerisi bence önemsiz
İkinci dubleyle üçüncünün arasına
İnce belli bardakta çay sıkıştırmışız.
Elim usulca eline uzanmış
Koskoca bir mevsim bu hayalle avunmuşuz
Geceye lacivert inmeden gidelim haydi
Zamandan azade bir geceye gidelim
Çocuk olalım
Aşık olalım
İstanbul gibi sonsuz olalım.
Ezgi Balaban