AN
Gecenin bir vakti ruhum adını sayıklarken uyandım. Rüyamdan geceye bana eşlik eden hayalin kirpiklerimin arasından kaçıp gitmesin diye gözlerimi sıkı sıkı kapadım.
Gözlerim kapalı, o yaz akşamında, o bahçede, o masada, o ”an”da bakışlarınla örtünüp senin yanında kaldım.
Gözümü açar açmaz yokluk zincirine vurulacak o tek ”an”da birbirimizin yarım kalmış tüm cümlelerini tamamladık.
Gözlerin kendi dilinde ezgiler bestelerken ay ışığı kadehlere doldu, söylenmeyenler aşk oldu…
Deniz kokusu saçlarındaki dalgalara, ömrüm ömrüne karıştı.
Şiir oldu zaman ve o tek ”an”da durdu, zamandan şiir doğdu.
O ”an” işlemediğimiz bir suçtan ömür boyu suçsuz bulunduk. Özgürlük dalga dalga kıyıya vurdu.
Yeni yazılar yazdık kaderimize. Verilmemiş sözleri ve söylenmemiş yalanları affettik.
Uykulara, gecelere, satırlara, şiirlere sığdıramadığım hasretini o tek ”an”ın içinde unuttum, o ”an”a sığındım, o ”an”da saklandım, o ‘an”da yaşadım…
Ezgi Balaban

