DENEME

Zeytin Ağacı

Poseidon ve Athena Kekrops’un kurduğu kente kendi isimlerinin verilmesi için yarışır. Zeus kim yeryüzüne daha kıymetli bir hediye verirse kente onun isminin verileceğini söyler. Athena şehre bir zeytin ağacı armağan eder ve şehre sahip olur.

Mitolojiye göre bir yarı tanrının insanlığa armağanı olan ve Zeus’un koruması altında bulunan zeytin ağacı semavi dinlere göre de kutsal kabul edilir. Kur’an-ı Kerim’de ‘kutlu-mübarek’ sıfatları ile anılan ve cennetten getirildiği söylenen zeytin ağacına Tevrat’ta hak ve doğruluk kavramlarından bahsedilirken atıfta bulunulur. İncil’de ise Hz İsa’nın göğe yükseldiği Zeytin Dağı’ndaki zeytin ağaçlarının o zamandan kaldığına ve Hz İsa’nın çarmıha gerilişine tanıklık eden ağaçlar olduğuna inanılır.

Barışın, kutsallığın, sağlığın, zaferin, bolluk ve bereketin sembolü olan zeytin ağacı ölümsüzlüğün de simgesidir. Eğer bir gün Ege’de deniz kıyısına uzanan zeytinliklerden birinde bir zeytin ağacının gölgesinde nefeslenme fırsatınız olursa o zeytin ağacının tıpkı Homeros’un kulağına fısıldadığı gibi sizin de kulağınıza ‘’Ben herkese aidim ve kimseye ait değilim, sen gelmeden önce de buradaydım, sen gittikten sonra da burada olacağım’’ diye fısıldadığını mutlaka duyarsınız. Ölümsüzdür zeytin ağacı. Bu dünyadaki vadem dolduğunda bir zeytin ağacının altında uyumak istemem de bundan sebeptir. Derine inen köklerinden yaşlanmakta olan gövdesine ilerleyeceğime, yaşlı gövdesinin yumrularından taze tomurcuklar doğuracağıma, zarif yapraklı ince dallarına uzanacağıma zeytin olacağıma, şifa olacağıma inanırım. Böylece devrimin daim olacağına, zamanın döngüsel seyrinde, sevdiğim topraklarda Antik Yunan’dan sonsuzluğa uzanacağıma inanırım.

İlk gençlik yıllarımdan bu yana zeytin dallarının arasından gökyüzünü seyrettiğim her sefer kutsanmış olduğuma inandım. Bu topraklarda, böyle bir zenginliğin, böyle bir güzelliğin içine doğmuş olduğum için hilafsız her sefer şükrettim. Çok sonra öğrendim ki Antik Yunanlılara göre de zeytin ağaçlarının altında doğmak kutsal bir kandan gelmiş olmanın önemli işaretlerinden biriymiş. Altında doğmadıysam da altında, yanında, severek, büyülenerek, kıymetini bilerek ve hep şükrederek yaşadım. Kutsal olanın ben ya da biz değil o ağaçlar olduğunu bilerek, onlarla yaşamanın bize bahşedilmiş bir lütuf olduğunu hissederek yaşadım.

Geçtiğimiz günlerde 17 yaşına girdi şimdi gözleri iki yeşil zeytin tanesini andıran kızım. O da zeytinliklerin ve çam ağaçlarının turkuaz denizi kucakladığı toprakların çocuğu. Yeni yeni yürümeye başladığı günlerde yerden topladığı zeytinlerle deniz suyundan turşu kurardı bize. Minik bedeninde denizin ve açık havanın rehavetiyle ağaçlarının altında uzun uykulara yatardı. Bugün de o ağaçları bizden ya da kardeşinden ayırmadığını düşünüyorum. Şimdi 17. yaş gününün hatırası ikimizin de kolunda aynı zeytin dalı dövmesi var. Baktıkça hem birbirimizi hem de bizim için neyin kıymetli olduğunu hatırlatacak bize.

Biz böyle yaşıyoruz, çocuklarımızı böyle büyütüyoruz. Biz ağaçlara, öykülerine, anlamlarına, gölgelerine, köklerine, yapraklarına, meyvelerine sevdalanarak büyüyoruz, yaşıyoruz. O ağaçların bağrında yaşayan canları canımızdan bilerek yaşıyoruz. Bugün onlar yanarken biz de yanıyoruz elbette, yanıyoruz, kanıyoruz, kahroluyoruz…Ve biliyor musunuz hala şaşırıyoruz! Siz hayvanlarını, evini terk edip gitmeyen kadınlara, feryadı hıçkırığına karışmış insanlara, yanmış evine öfkeye bulanmış kederle bakan gencecik kızlara, kanadında alevle uçan kuşlara, patileri kömür olmuş köpeklere, nereye kaçacaklarını bilemeyip şehirlere inen domuzlara, yaşasınlar diye gözlerinin içine baktığımız artık yitip giden arılara üzülmüyorsunuz ya biz hala size şaşırıyoruz. Ağlayarak yalvaran vatandaşa, sanatçıya kulaklarınızı tıkayışınıza, neden önlem almadığınıza, böyle bir afet durumunda halkı, tabiatı nasıl kaderine terk ettiğinize, söylenen yalanlara, gizlemeye çalışıp artık saklayamadıklarınıza, suskunluğunuza hala şaşırıyoruz.

Siz şimdi öylece durup seyrediyorsunuz ya bu vahşeti, yanınıza kalmayacak bu vicdansızlık. Biz gözyaşlarımızla söndüremedik bu yangını ama aldığınız ahlar da yerde kalmayacak. Doğa alacak intikamını…O güne kadar Allah kalbinize biraz iyilik nasip etsin dilerim, belki o gün bunların neden başınıza geldiğini anlamanıza yardımı olur.

Zeytin Ağacı için yorumlar kapalı