DENEME

YIL SONU

“Bazı “çok”lar yük insana, Ben bu yılı azalarak bitiriyorum. Düşünmenin, zannetmenin, konuşmanın, paylaşmanın, çabanın ve insanların fazlasını terk ettim, yeni bir yıla azalarak yürüyorum. Yeni yılı “Bir şey yapmadan sessizce otur,  bahar gelir, otlar kendiliğinden biter…” diyen bir Zen şiiri gibi sakin ve umutlu bekliyorum.” yazmıştım 2023 Aralık son günlerinde. Kendimde çoğalmak için azalmam gerekiyormuş meğer. İlerlemek için durmak, anlatmak için susmak, içini görmek için dışardan bakmak, kavuşmak için önce ayrılmak gerekiyormuş.

Ayrılık ne biliyor musun?” diye sorup yine kendi cevap veriyor Şükrü Erbaş: “İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık.” İçimi dökmekten vazgeçtikçe içime döndüm, kendimi gördüm, tam 44 yılın sonunda ilk defa diğerinden önceye kendimi koydum. Doğru soruyu ilk defa sordum: “Ben ne istiyorum, ben ne hissediyorum?”

Acı ve Zafer filminin bence en dokunaklı sahnesinde Salvador, annesi ile yüzleşirken gözleri dolu, sesi adeta küçük ve masum bir çocuk gibi sitemkar, “Olduğum gibi davranmam hayal kırıklığına uğramana yetiyordu.” diyor. Hayal kırıklığına uğratma pahasına ben bu yıl daha çok içimden geldiği gibi oldum.

Olana da yapana da mesafelenmeyi, müdahale etmeden beklemeyi, kendiliğinden nereye varacağını görmeyi denedim. Herkesin merdivenin aynı basamağında olmadığını, öyle ise kişiselleştirmenin manasızlığını öğrendim.

“Belli bir vakit vardır ki; uyanışı gerektirir” diyor Buddha. 2024 benim için o vakitti. Sert bir kış ve duru bir yazın ardından şimdi kendime her zamankinden yakınım, biliyorum.

Her zamankinden daha sakin ve daha umutlu, bekliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir