• ÖYKÜ

    TAKAS

    ”Otursana biraz, niye gitmekte acele ediyorsun?” dedi. Acelem yoktu aslında ama “ne yapıyorsun?” sorusuna “aklımı başıma topluyorum” cevabını veremediğim gibi bu soruya da “önümüzdeki birkaç ayı seninle geçireceğim 5 dakikayla takas etmeye gücüm yok” diyemedim. Çünkü biliyordum ki o 5 dakikada bakışları, dudaklarının gülümserken yaptığı kıvrımlar, alnına düşen gür saç tellerinin rüzgarla arsız uçuşmaları, elleri… Ahhhh, en çok elleri, uzun, biçimli parmakları tanklı tüfekli bir ordu gibi önümdeki birkaç ayın savunmasız, silahsız her anını teslim alacak, rutinin dışına çıkabildiği her an boş kalan zihnimi esir edecek, sabah uyandığımda ve mutlaka her gece uyumaya hazırlanırken siperlerime sızacak ve sonunda kalbimi ve hayatımı bir kez daha fethederek mutlak zaferini ilan edecekti. Zaten…