-
DÜĞÜM
Trafik her yönde sıkışık. Yürüsem şimdiye evdeydim. Haftalardır her cuma aynı terane. Eve yaklaştıkça sabırsızlanıyorum. Aklımda hep arabayı uygun bir yere park edip geri kalan yolu yürümek var. Fakat bir yandan arabanın beni saran sıcaklığına, usul usul içime akan müziğe de tav oluyorum. Tam şarkının elinden tutup bir hayâle yürüyecekken köşedeki sokak çiçekçisine takılıp kalıyorum. Söylemiş miydim daha önce, papatyaları seviyorum ben. Belki sevdiğim ilk adam beni bir zamanlar onlara benzettiğinden. Yüzünü saçlarıma gömer “deniz kokuyorsun” da derdi bazen. Daha güzelini söyleyen olmadı zaten. Ne garip, gerçekten sevildiğimize inandığımızda bizi seven insanın gözlerinden görüyoruz kendimizi. Bize yazılmamış rollere giriyor, üstümüze biçilmemiş kaftanlara bürünüveriyoruz. Yeter ki aşkla söylensin inanılası yalanlar. Ben…


