ŞİİR
-
İKİ
Bu sabah özleyerek uyandım Aklımda sana dair cümleler Belli ki merak etmişim Uyumamışım da sanki Gece boyu bir sevdayı sırtlamış İkimizin yerine de özlemişim.
-
SENSİZLİĞİM
Bir çocuğun üşüyen elleri sensizliğim Kime yazıldığını bilmeyen şiir Sensizliğim araf Nasıl örtüneceğimi bilmediğim bir kara çarşaf Bir kalıp zaman sensizliğim Günlere, haftalara ayrılmayan Bir gardiyan, iyi halden anlamayan Hasretinde kaybolduğum her gece Sonu sana çıkan bir tünel sensizliğim Harflerini kaybetmiş dilsiz bir alfabe Kalabalık şehirde ıssız köşe Bir dua sensizliğim Sonunda amin diyemediğim.
-
TADİLAT
İçimde, sol yanıma doğru Bitmek bilmeyen bir tadilat Duvarlar ördüm önce, seni dışarda tutsunlar diye Dayanamayınca hasrete kapılar açtım Geçmeyeceğini bile bile Gelirsin diye korkup asma kilitler taktım Gelirsin umuduyla şiirden anahtarı üstünde bıraktım Pencereler Uzaktan da olsa seni göstersinler Kalın, koyu perdeler Beni gece gibi örtseler Yollar açtım bana gelmeni umarak Hiç işaret koymadım izimi bulmandan korkarak Bir fırça alıp özlemini renkten renge boyadım Sonunda yine yokluğunun karanlığına sığındım İçimde bir tadilat, sol yanıma doğru Bir türlü bitmek bilmiyordu Usta da zaman da yoruldu.
-
HİÇ
Gittin Yokluğunla varlığımı ele geçirdin Şimdi yokluğundan ibaretim Ne varım Ne hiçim Hem varım Hem hiçim.
-
YANINDA
Seninleyim En çok seninleyken 'Ben'im Yanında en pervasız halimle kendimim Sen bir deniz Ben bir ada En dolaysız halimle 'Ben'im yanında.
-
POSTA KUTUSU
Bir posta kutusu Ellerimle yazdığım mektuplarla dolu Yerlerine varmasınlar diye Zarfların üzerinde adres yoktu
-
ODA
Taşınıyorsunuz Hem de farkına bile varmadan Sessizce, usulca taşıyorum sizi Profesyonel bir nakliye şirketi gibi Siz hiçbir şeye dokunmadan Bir odaya bir odadan Odalarım var kalbimde Dörtten fazla herkesin bildiğinin aksine Ruhumu açtığım, önü kapanmayan sıcacık bir odadan Taşınıyorsunuz Neye uğradığınızı anlamadan Neden sonra sesimdeki iklim değişince Nasıl uzağa düştüm diyorsunuz böyle Hiç de yerimi yadırgamadan Odalarım var kalbimde Yakınlığa, içtenliğe kıyısı olan Anahtarını vermiştim size Değerini bilseydiniz keşke Kaybolmadan...
-
ANLATACAKLARIM VAR
Anlatacak çok şey var sana Deniz kenarında bir meyhane masasında Ayaklarımız kumda Önce İncesaz dinleyelim biraz Sonra benim anlatacaklarım var sana Senden öncesini ve senden sonraki sensizliğimi Sitemsiz, sabırlı bir umut ikliminde kaç mevsim geçirdiğimi Ve onca mevsimin bütün ‘yaz’larını sana ertelediğimi Okunmamış şiirler yazdığımı Ve yazılmamış mektuplar ezberlediğimi Bir Eylül akşamında Beyaz, tahta bir meyhane masasında Duru bir su gibi özlemeyi Ve beklemeyi anlatacağım sana.
-
ÖYLE BİR AKŞAM
Öyle akşamlar vardır hani Uzun zamandır okumak istediğin kitabı sahilde bitirmiş Batmakta olan güneşe doğru yüzmüşsündür Denize elbette doyamamış Sevgiliden ayrılır gibi sabah buluşmak üzere vedalaşmışsındır Geç kalınmış bir akşam sofrasına telaşsız oturmuş Rakıları keyfince sen doldurmuşsundur Öyle akşamlar vardır hani Sesler, gülüşler beste olmuş Müziğin yokluğunu unutmuşsundur Her yudumda kadehini 'sağlığa' kaldırmış Koskoca 'yaz'ı bir akşamda yaşamışsındır Öyle akşamlar vardır hani Rakı daha soğuktur, mezeler daha lezzetli Masada birbirini çok sevenler buluşur Kimse hiçbir şeyi içinde tutmaz Kimse kimseye darılmaz Ve herkes aynı anda mutludur İşte öyle bir akşam...
-
DİDE’M
Denizin kenarında Ay ışığının altında Gözleri denizden mavi Teni aydan ışıklı Saçları dalga dalga kalbimin kıyısına inen bir kadın Derin sular gibi derin Akan sular gibi berrak Derin, berrak ve sıcak Dupduru sesinde bir şarkı Şarkısında ilkyaz umutları Diyor ki ''yaşayalım mı'' Gözünde sessiz, sözsüz vaatler Hep mavi sabahlara uyanma çağrısı Elini bir tutsam Elleri kaybolduğum tüm yolların pusulası Bir havası var ki Her şeyin mümkün olduğuna inanasım geliyor Onunlayken mutlaka bir yerlere cemre düşüyor.

















