MERAK
Her güzel şey ön yargısız bir merakla başlıyor.
“Bilmiyorum, denemek isterim.” kadar heyecan verici bir cümle yok mesela.
“Dinlemek, izlemek, görmek, gitmek, gezmek, tatmak, tanımak, tanışmak isterim” kadar heyecan verici bir şey yok. “Hadi” diyen, yol bilen, yol gösteren, yol açan biri kadar özel kimse yok.
Her yeni deneyim kalıcı bir zevke dönüşmüyor elbette hayatımızda fakat muhakkak farklı bir pencere açıyor, perspektifi genişletiyor, manzarayı değiştiriyor. Keyif almadığınız bir deneyim bile kıymetli çünkü bence insanın ne istediğinden emin olması için önce ne istemediğini öğrenmesi gerekiyor.
Bir insanın yaşamını zenginleştiren temel duygunun merak olduğuna inanıyorum. Kimin ne yaptığına, ne giydiğine ya da ne dediğine dair sığ bir merak değil… Doğaya, tarihe, sanata, insan ruhuna, kendine ve Yaradan’a dair derin bir merak.
Oscar Wilde’ın dediği gibi; “Çoğu insan yaşamaz, sadece var olur.” Merak varsa aşk var, heves var, iştah ve doyum var. Merak yoksa yaşamak yok, vasat, yavan bir var oluş var.
Not 1: Jim Rohn’un “İnsan en yakınındaki 5 kişinin ortalamasıdır” sözüne yürekten inanıyor, yakınımdaki kendini çok iyi bilen derinlikli, bilgili, meraklı sevdiklerime ve artık yakınımda olmasalar da hayatıma dokunup yeni bir renk katmış herkese teşekkür ediyorum.
Not 2: Bu aralar en çok kedileri merak ediyorum.


