Uncategorized

DEPREM

Yaramazlık yapmayı bilmezdim çocukken. Bir tek dedemin yanında ķüçük yaramazlıklar yapar, ne yaparsam yapayım bana olan sevgisinin değişmeyeceğini bilirdim. Bazen ilk adımı o atar, olmadık bir şey yapar, söylenmeyecek bir şey söyler, beni güldürür, cesaretlendirirdi. Kendimi onun yanında her şeyi doğru yapmaya mecbur olmayacak kadar özgür hissederdim. İstemeyi bilmeyen, herkese yük olmaktan çekinen bir çocuk olmama rağmen, kendimce en olmadık isteklerimi ona söylemekten çekinmezdim. Zaten çoğunlukla istemeden hisseder, söylemeden yapardı.

Çocukken kim size yaramazlık yapma özgürlüğü tanıyorsa büyüyünce en çok onu hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyor insan galiba. Hata olduğunu bildiğiniz bir şeyi yapmak üzereyken o korku durduruyor sizi.

Dedemi uğurlamamızın üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçti. Tekrar  buluştuğumuzda yüzümü avuçlarının içine alıp boynumu koklayarak öpmezse diye korkup aklımdan geçirdiklerimden bile pişman olduğum zamanlar oldu. “Dedemi kaybedeli” demiyorum çünkü onu hiç kaybetmedim. Ben onu ne kadar içimde yaşatıyorsam o da beni o kadar habersiz bırakmadı. Son birkaç aya kadar…Aylardır ilk kez dün gece rüyama geldi, ilk kez “huzursuzum” dedi. Ben de çok huzursuz uyandım. Bana mı dargın diye düşündüm, çok mu ihmal ettim? Annemle teyzeme “dua edin” dedim. Belki gerçekten dargındır bana, haklıdır da ama dünkü huzursuzluğunun sebebini bugünkü depremle anladım. Sevdiği hemen herkes orada. Benim de oyle…Çok ama çok üzgünüm. Çok geçmiş olsun. Depremden bir şekilde zarar gören herkesin Allah yardımcısı olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir