Dedem…
Avucunun içindeki elimi
Gökyüzüne uçurduğun salıncağımı
Çocukluğumun ışığı, sıcağı oluşunu
Çağırmadan gelmeni, istemeden yapmanı
‘Bir küçücük aslancık’ı
Yanına ‘tümbüldüğüm’ ve yataktan hiç kalkmak istemediğim o çocukluk sabahlarını
Horozlu parkta beni beklediğin ve yalnızlığımı alıp götürdüğün o günü
Balıkesir garajını, sıkışık köfteyi
Koca kız olduğum halde her sabah elimi tutup servise götürmeni, her akşamüstü dönüşümü beklemeni
Bıçak gibi keskin hafızanı, hikayelerini, yaramazlıklarını, yorulmak bilmeyişini
Senin yanında büyümenin, senin ‘Çakır’ın olmanın ne demek olduğunu…
Ve en önemlisi bana nasıl güzel hissettirdiğini
Kalbimin en derininde saklayacağım.
Nefes aldığım sürece bende, benimle yaşayacaksın.
Seni çok seviyorum canım Dedem.
Yolun ışık olsun, nurlar içinde uyu.

